Öne Çıkan Yayın

Nazım Hikmet / CEVAP

  CEVAP  O duvar o duvarınız,                 vız gelir bize vız! Bizim kuvvetimizdeki hız, ne bir din adamının dumanlı vaadinden, ne de bir...

Antonio Jacinto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Antonio Jacinto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2021 Çarşamba

Antonio Jacinto / MONANGAMBA


MONANGAMBA (*4)


Bu koca çiftlikte ekinleri yağmur değil 

alın terim sular

Bu koca çiftlikte olgun kahve 

kırmızı kiraz var

kanım damla damla besledi özsularını.

Kahve kavuracak 

ezilip, öğütülecek 

kararacak, kararacak; ırgatın kara 

rengini alacak 

Irgatın kara rengini!


Şakıyan kuşlara sor

tasasız, kıvrılıp akan ırmaklara

ve içerden içerden esen rüzgâra:

kim kalkar erkenden? kim yollanır tarlaya?

Kim taşır ağanın tahterevanım (*5) uzun yollarda?

Ürünü devşiren kimdir, parasını alan kim?

Kim yaşar kokmuş mısır, kokmuş balık ve aşağılanmayla 

paçavralar için 50 anglores(*6) gündelikle 

ya kim yer sopayı karşı çıkınca?

Kim?

Kim büyütür darıyı 

ve çiçeklendirir portakal bahçelerini?

-Kim ?


Ağaya, otomobiller, araçlar makineler, 

metresler ve bir sürü zenci tutması için 

parayı kim sağlar? 

kim zenginleştirir beyaz adamı 

kim şişirir göbeğini ve cüzdanını?

-Kim ?


ve şakıyan kuşlar 

tasasız akan ırmaklar 

ve içerden esen rüzgâr 

yanıtlayacaklar:


Gamba kopuklarımı 

(— Monangämbeeeee...)


Ah! bırakın hurma ağaçlarına tırmanayım hiç olmazsa 

bırakın çekeyim , çekeyim hurma şarabını 

sarhoşluğumda boğulup, UNUTAYIM 

— Gamba kopuklarımı 

(— Monangämbeeeee...)


Antonio Jacinto (1924)

Türkçesi: Özdemir İnce


(*4) Motıangamba: Gamba çocukları.

(*5) Tipoye: İki kölenin, üzerinde Çeyaz Adamı taşıdıkları iskemle (aslında).

(*6) Anglores: Angola parası.

22 Haziran 2021 Salı

Antonio Jacinto / XILOANGO

XILOANGO


Bu ırmak

bu ırmak uzaklara gider 

öyle uzun ve uzak


Bu ırmak

bu ırmak hayatımızdır bizim 

öyle kısa ve çıplak


Bu ırmak

bu ırmak umudumuzdur bizim 

öyle uzun ve gerçek


Anlamı ne bu ırmağın 

ve suları kırıştıran rüzgârın?

Anlamı ne hayatımızın 

ve açmayan çiçeklerin?

Anlamı ne bu uzaklığın

anlamı ne hiç devşirilmeyen gerçekliğin?


Ah anlamı ne 

anlamı ne umudumuzun 

o ölümsüz su zambağının 

yükselen ırmağın üzerinde 

çiçeklenen bir gülümseme halinde!


Ne anlamı var 

bir bakışı

ay ışığının gülleriyle aydınlanan

ve ırmakta kalan

ışığın.


Antonio Jacinto (1924)

Türkçesi: Özdemir İnce