Öne Çıkan Yayın

Nazım Hikmet / CEVAP

  CEVAP  O duvar o duvarınız,                 vız gelir bize vız! Bizim kuvvetimizdeki hız, ne bir din adamının dumanlı vaadinden, ne de bir...

Che GUEVARA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Che GUEVARA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2018 Perşembe

CEZA BU BİLİYORUM - Che GUEVARA

CEZA BU BİLİYORUM

Onu sevmeyi ben seçmedim ki
Bi an olsun aklımdan tanımadığım onu geçirmedim ki
Tanımadığım senin endamını yüreğime tattıran ben değilim ki
Karşımda birden beliriveren ve ardınsıra beni sürükleyen
Ben bilmiyordum ki
Suç bende demiyorum
Demiycem asla!
Bu derde düşmeden önce böyle ağır olduğunu.
Ben bilmiyordumki
Ben düşürmedim ki seni yüreğime
Ben atmadım seni benim bile giriş iznim olmayan zindanlarıma.
İkimizde çürüyoruz şimdi benim kör kuyularımda
Senin bundan bile haberin yok.
Cezalandırıldım biliyorum.
Bilmek neyi değiştiriyor ?
Bilmek istermisin YAR...
Hiçbirşeyi ; hiçi değiştiriyor
Kendi zindanlarımda çürüyorum
Kendi senli girdaplarımda kayboluyorum
Kendi benlik çatışmalarımda can çekişiyorum
Sana boyun eğmeyişim
Ve sensizde Olamayışım
Bu karmaşa beni tüketiyor.
 
Che GUEVARA

22 Mart 2018 Perşembe

BENİMSİN...~ Che GUEVARA

BENİMSİN...

Yüreğim yanında yağmur dolan bir dalga kadar coşkulu,
Güneşin ışıklarıyla parıldayan bir deniz kadar huzurlu olsaydı
İzin verseydin nolurduki gece tamam deseydin ne olurki....ne?
"gel yar" tamamyar "

Güzel gözlü yarim gözlerinin elinden,
Gökyüzündeki samanyoluna
Hani şu hayal olduğuna inanılan samanyoluna kadar ilerliyorum
Yine ne gelirse razı oldum yaradana güvenir gibi güvendim
Gizli köşemde güvenmeni bekledim.
Dillerim fırtına koparsa da,
Gözlerim med- cezir yaşatsa da,
Martılar semanda deli deli uçsa da,
Bırakmasın ellerimi diye yalvardım hep mevlama ama olmadı olmadı....

Mayası insan olan insan dım sadece
Tek farkım ölümüm olurdun
Her dakika öyle bağlandım sana
Çıkar yolu yoktu ben istemedim böyle olsun ama adına yazı derler demi bebeğim bunun...
Aynı gökyüzüne serilmiş birbirine yabancı iki yıldız olduk
Sen, ay ışığıyla dans eden yıldız olmuşken;
Ben gecenin tüllerine yüreğiyle tutunan ve her an kaybolmaya hazır bir yıldız oldum.
Bir gece kaysam da gökyüzünden ben hep sende olacağım sevgili.
Çünkü biz seninle yaşadığımız hayat kadar yalan,
Ölüm kadar gerçektik...
Hep en değerlimsin...
Ve başkasının kollarında da olsan benimsin,
Sen benim BEN dediğim yüreğimsin...
Olsanda olmasanda benimsin.!
Gerçeğiz en az ölüm kadar...
Yokoluş kadar.
Bir gece kaysam da gökyüzünden ben hep sende olacağım esmer yarim.
Çok uzaklardada olsan.

che
(Şuandada aramızda 850km var ama gel gör ki yüreğime sor ki bedenime sorki
benden ziyade benden içerde
benden bana daha yakınsın)
Che GUEVARA


1 Ağustos 2017 Salı

Veda Şarkısı - Che Guevara

Fotoğraf
Veda Şarkısı
1.
Kayalıkta çakılı yelkenli
sana bırakıyorum veda şarkımı.
2.
Benim uzaklardaki ölümümün kanında tohumlanışı da
kayalar devranının altında değişken köklerle.
Yalnızlık! geçmişe özlem çiçeği canlı duvarların.

Yalnızlık, yeryüzünde adanmış faniliğim.
3.
Taşımak istemiştim heybemde
yüreğinin gelip geçici tadını,
ama kaldı havaya çizilmiş kesin eğrilerle,
yadsıma oldu umudumun yiğitliğine.
Giderim hatıradan daha uzun yıllar boyu
kapalı yalnızlığıyla gezginin,
fakat havaya çizilmiş kesin eğri sanki bana döndü
ve bir işaret koydu pusula kaderime.
Sonu geldiğinde bütün gündelik işlerin
yol yapacağım bir geleceğim olmasa,
gelmiş olacağım bakışında canlanmaya
kaderimin sırıtan parçası olarak.
Gideceğim hatıradan daha uzun yollar boyunca
zincir halkaları gibi eklenen elvedalarla zamanın akışında.
4.
Dimdik hatıra sonunda düşş yola,
usanmış beni bir geçmişi olmadan izlemekten,
unutulmuş yol kıyısındaki bir ağaçta.
Uzaklara gideceğim, hatıra
parçalanarak ölünceye yolun taşlarında,
ve devam edeceğim, içimde
hep o gezginin acısı, yüzümde gülümseyiş.
Bu dönenen bakış ve güç
büyülü bir matador mendilinde.
Alıkoydu kaygı duymaktan tüm çıkarlara,
hep yitiren bir çizgi oldu benim eğrim.
Ve bakmak istemedim seni görürüm diye
beni isteksizce davet etmeni
mutluluğumun pembe boyalı torerosu
Deniz seslenir bana sevecen elleriyle.
Çayırım -bir kıta-
Dümdüz yayılır, tatlı ve silinmezdir
alacakaranlıkta bir çan gibi.
5.
Bir sicil memuresi karşısında kurumlu bir doktor gibidir
kara bir mikroskopu gösteren bilim.
Sanat… sanat diye arzıendam eden şey
bir Leica’nın kısır mekaniğidir.
Acılar ve kaygılarla dolu bir yerli (ve tabii özlemleriyle
olup ta şimdi yiten için
ve onun dönüşünde arzu gönlünde),
coca, alkol ve açlığın aptalca gülümsemesiyle.
Üç kuruşa satılan cinsellik
-Amerika’da pek ucuz-
Boş çarşafların umursanmaz hatırası.
Guetamala bıraktın beni
bağrımda derin bir yarayla
ve de acılarını bana emzirme
ya da emme fırsatıyla,
kahreden bir hıçkırığın belirsiz duygusunda bulan kadını.
Kederleri teker teker birleştiren bir bağ var yine de:
uyanan insanın haykırışıdır o da.
6.
İşte bugün böyle titrek ellerle
belirsiz bir kayıta koyuyorum prizmamı.
Ağacın olgunluğunu tüketmeden
kasalanmış meyvanın garip tadıyla.
Çağırışını farkedemiyorum bazen
yaşlı, garip kanatlanmış kulemden,
fakat bazı günler var ki cinselliğin uyanışını hissediyor
ve bir öpücük dilenmeye dişiye gidiyorum
ve böylece beni arkadaş diye çağırmayanın
ruhunu hiçbir zaman öpemeyeceğimi anlıyorum…
Biliyorum ki tertemiz değerlerin kokusu
bereketli kanatlarla dolduracak beynimi,
Biliyorum ki hayata geçmesi mümkün olmayan
fikirleri barındırmak gibi zevkleri bırakacağım.
Biliyorum ki ölümüne çarpışma günü
halk çocukları benimle omuz omuza verecek,
halkın savaşğı amacın kesin zaferini
göremezsem eğer
fikri en yüksek geleceğe götürmek için
mücadele verdiğimdendir,
eski kabuğun tüylerini yolarken
doğan umudun kesinliğiyle biliyorum bunları.
Fotoğraf
Che Guevara
Çeviri: Adnan Özer-Vilma Kuyumcuyan

26 Temmuz 2017 Çarşamba

AĞIL - Che GUEVARA

Fotoğraf
AĞIL
Yaşayan bir şey kalmış taşlarında
ey yeşil şafakların kız kardeşi.
Gerçek mezarları şaşırtır
ellerinin sessizliği.
Rengarenk gözlüklerin türlü keyfiyle
sorumsuz kazma yaralar kalbini
ve yabancı turistin savurduğu aptalca "oh"
çarpar yüzüne gücendiren hakareti.
Ama canlı bir şey vardır.
Kütüklerden bir kucaklayış sunar orman sana
köklerini tırmalamaktayken merhamet.
Koca bir celep gösterir övendireyi
taht uğruna zaptettiği tapınakların orda,
ve sen ölmüyorsun hala.
Hangi güçtür seni ayakta tutan
yüzyılların ötesinden
gençlikte olduğu gibi canlı ve kıpır kıpır?
Hangi tanrı üfler gün sonunda
hayati soluğunu mezar taşlarında?
Tropiklerin tatlı güneşinden midir?
Sormalı niye Chichen-Itza'da olmaz? diye.
Ormanların neşeli öpücüğü
ya da kuşların nağmeli şarkısından mıdır?
Ve niye Quirigua'da daha derindir uykusu?
Dağların sarp kayalıkları arasında çarparak
çınlayan kaynağın yankısından mıdır?
İnkalar öldü, ne dersek diyelim.
Fotoğraf
Che GUEVARA

Çeviren : Adnan ÖZER - Vilma Kuyumcuyan