Öne Çıkan Yayın

Nazım Hikmet / CEVAP

  CEVAP  O duvar o duvarınız,                 vız gelir bize vız! Bizim kuvvetimizdeki hız, ne bir din adamının dumanlı vaadinden, ne de bir...

8 Haziran 2021 Salı

CUMblus: GÜNEŞİN ALTINDA MUTLULUK VAR Ahmet ERHAN

CUMblus: GÜNEŞİN ALTINDA MUTLULUK VAR Ahmet ERHAN: GÜNEŞİN ALTINDA MUTLULUK VAR Bir işçinin, elinde ekmekle evine döndüğü o yerdir mutluluk Akşamüstü, çocukları cıvıldayıp duru...

CUMblus: HAYVAN ÇİFTLİĞİ BİR PERİ MASALI(1.blm.) ~ GEORGE ...

CUMblus: HAYVAN ÇİFTLİĞİ BİR PERİ MASALI(1.blm.) ~ GEORGE ...: GEORGE ORWELL  HAYVAN ÇİFLİĞİ BİR PERİ MASALI BİRİNCİ BÖLÜM    Beylik Çiftlik'in sahibi Bay Jones, her gece yaptığı gibi kü...

KALLİMAKOS / 3 Şiir

 HERAKLEİTOS’UN ÖLÜMÜ ÜSTÜNE


Öldüğünü söylediler, Herakleitos,

Tutamadım kendimi ağladım. O güzel

Günler aklıma geldi, konuşa konuşa

Akşamı ettiğimiz, Halikarnassos’ta.

Sen de mi bir avuç toprak oldun sonunda!

Ama şiirlerin yaşıyor, yaşayacak;

Her şeyi, her şeyi dize getiren Hades,

Bak, onların kılına bile dokunamaz.


BİR ZAMANLAR


Bir zamanlar, Likoris, senden güzeli yoktu.

Şimdi de Glikere’nin eşi yok güzellikte.

Sen artık onun gibi olamazsın, çaresiz;

Senin gibi olacak o da günün birinde.

Zamanın oynadığı şaşmayan bir oyun bu,

Dün gözümde tüterdin, bugünse aklım onda.


SUÇLU GÖZLER


Gözlerim, daha ne kadar içeceksiniz

Eros’un tanrısal şerbetini,

siz ki hiç doymadan içersiniz,

bilirim, saf güzelliği.

Uzaklara kaçalım gelin ve ıssızlıkta,

şarapsız saçılar sunalım

baldan tatlı Kıbrıslıya.

Ama orada bile istek yakalarsa beni,

varın buzdan gözyaşları dökün.

Cezayı hakettiniz : sizin suçunuz bu,

alev alev bir ocağa döndüyse içim.


KALLİMAKOS (İÖ 3. yy.)

Türkçesi: Oktay Rifat


7 Haziran 2021 Pazartesi

Nazım Hikmet Ran / Ayrılık

🎨 Panina Kira Borisovna
 

Ayrılık


ayrılık demir çubuk gibi sallanıyor havada

çarpıyor yüzüme yüzüme

sersemledim


kaçıyorum ayrılık kovalıyor beni

yolu yok elinden kurtulmanın

dizlerim kesildi yıkılacağım


ayrılık zaman değil yol değil

ayrılık aramızda bir köprü

kıldan ince kılıçtan keskin


kıldan ince kılıçtan keskin

ayrılık aramızda bir köprü

seninle diz dize otururken de


Nazım Hikmet Ran

Şükrü Erbaş / Bağbozumu Şarkıları [ Yaseminlerin Sabahı ]

🎨 Daniel Gerhartz


 Yaseminlerin Sabahı


Gökyüzü bulut bulut uyanıyordu

Tanrının büyük yalnızlığından

Ağaçlar birer ses salkımıydı kuşların ağzında

Ayın puslu cümlesinde evler okunaksız harflerdi

Yasemin kokularından bir ışık sokaklarda

Gittim denizin lacivert bahçesine oturdum

Ölümün mü hecesiydim yaşamın mı bilmiyorum

Arzuyla vazgeçiş canımda halkalanıyordu

Ses değil sessizlik değil zaman değil mekân değil

Ağzımda bir çocuktan kalma süt kokuları

Kirpik ırmakları dil pınarlari parmak yağmurları

Kayaların masalını dinliyordum kumlardan

Dağlar gecenin merhametinde çıkıyordu sabaha

Ey yalnızlığın yaprak döken mahşeri

Ayrılığın büyük harfiydi her şey

Sen bir deniz kıyısında gonca zamandın

Ben eski şarkılardan eskiydim kımsesizdim

İçimde dünyanın bütün akşamları

Tuttum ağzının sabahına sözler söyledim

Ey güzelliğin ölümden büyük yaşama gücü

Yalnız ölenler unutur birbirini

Seni sevmeye yeni başladım..


Şükrü Erbaş

Bağbozumu Şarkıları

19 Eylül 2020 Cumartesi

AYDINLIK, Paul Eluard


AYDINLIK

Hiçbir vakit tam karanlık değil gece
Kendimde denemişim ben
Kulak ver dinle
Her acının sonunda
Açık bir pencere vardır.
Aydınlık bir pencere
Hayal edilecek bir şey vardır
Yerine getirilecek istek
Doyurulacak açlık
Cömert bir yürek
Uzanmış açık bir el
Canlı canli bakan gözler vardır
Bir yaşam vardır yaşam
Bölüşülmeye hazır

Paul Eluard

18 Eylül 2020 Cuma

AYKIRI YAŞAMAK, ŞÜKRÜ ERBAŞ

AYKIRI YAŞAMAK


Geriye bakarak yanıtlıyoruz birbirimizi

Bir destek aranır bir güç alırcasına

Dönerek ikide bir anıların ülkesine..

Alnımızı gererek konuşuyoruz, kaşlarımızı

Bir ince eğimle siper edip bakışlarımıza

Çok iyi bildiğimiz bir duyguyu

-  O biraz yenilgiye biraz ezikliğe benzer

   Ortak yaşadığımız sızım sızım -

Saklamaya çalışıyoruz birbirimizden.



Uzun uzun susuyoruz sözün kıyılarında

Hangi kapıyı aralasak bir uzaklık esiyor

Hiçbir düşünceyi sonuna dek götüremiyoruz.

-  Böyle belirlenmiş sınırlar içinde

   Bir iç denetimle, bir dış denetimle

   Konuşmasak da eski tadını yitirdi -

Düşler kuruyoruz yeniden gelecek üzerine

Kaldırıp kirpiklerimizi ayak uçlarımızdan

Dağlara bakıyoruz, ufuklara, bulutlara

-   Ah, o insan yüreğinin değişmeyen tutkusu -



Bir güncel sesle sonra, çirkin ve çiğ

Bir kirli görüntüyle hayata ilişkin

Dönüyoruz gerçeğin o kalın çizgisine..

Yeni yeni yaşamlar kuruyoruz ödünler vererek

Aklımızda yüzlerce geçerli açıklama:

"Yaşamak zorundayız nasılsa, iyidir

Hiç yoktan var olmak" adına

Karşı çıktığımız ne varsa yapıyoruz hepsini.

Bir kan pıhtısı gibi yarada kuruyan

Binlerce uyuşturucu merhemle donuyor kalbinizde

Anılar inançlar incelikler düşler..


ŞÜKRÜ ERBAŞ